
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin kurultayını iptal eden önemli kararının gerekçesini açıkladı. Bu kararda, Ekrem İmamoğlu’nun düzenlediği süreçte delegelere Özgür Özel lehine oy vermeleri amacıyla mali yardım, belediye başkanlığı vaatleri, iş sözleşmeleri ve market kartlarının dağıtıldığı, böylece delege iradesinin manipüle edildiği açıkça ifade edildi. İşte ayrıntılar…
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi, CHP’nin kurultay davasına dair kararıyla, “delege iradesinin manipüle edildiği” sonucuna vardı.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin kararı, “Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe” kısmında, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin CHP’nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı ve 6 Nisan 2025’teki 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptaliyle ilgili davanın “konusuz hale gelmesi” sebebiyle “karar verilmesine yer olmadığına” dair verdiği kararı hatırlattı.
Dairenin, yerel mahkeme kararını iptal etme gerekçesinde, kongre ve kurultayların “güç dengeleriyle bozulduğu” ve “kanunun zorunlu hükümlerine aykırı olarak mutlak butlan (kesin geçersizlik) ile malul (hukuken sakat) olduğu” tespitine yer verildi.
Kararda, hukuken var olmayan ve geçersiz kabul edilen bir kurultayın ardından gerçekleştirilen olağanüstü kongrelerin geçmişteki hukuki eksiklikleri gideremeyeceği ve davacıların davayı sürdürme konusundaki hukuki menfaatlerinin devam ettiği belirtildi.
Kararda, CHP’nin 38. Olağan Seçimli Kurultayı’nın mutlak butlan nedeniyle iptaline karar verildiği için sonrasında gerçekleştirilen tüm olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu kurultaylarda alınan kararların iptaline, bu kararların 38. Olağan Seçimli Kurultay’dan önceki duruma geri dönmesine ve kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile parti organlarının görevlerine aynen devam etmesi gerektiğine vurgu yapıldı.
“DAVA AÇMA EHLİYETİ” OLANLARIN İDDİALARI DEĞERLENDİRİLDİ
Daire kararında, iptal davası açan eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın, CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun (MYK) 3 Ekim 2024 tarihli kararıyla “tedbirli kesin ihraç” istemiyle Yüksek Disiplin Kuruluna (YDK) sevk edildiği, YDK’nin 11 Aralık 2024 tarihli kararıyla partiden kesin olarak ihraç edildiği hatırlatıldı. Ayrıca, benzer şekilde partiden ihraç edilen diğer davacı Yılmaz Özkanat’ın da aynı tarihte “parti üyesi ve delegesi” unvanlarını hukuken kaybettiği, bu nedenle “dava açma ehliyetleri” bulunmadığı ifade edildi.
Kararda, ehliyeti olan delegelerin şikayetlerinin değerlendirildiği ve CHP kurultay ve kongrelerine ilişkin açılan dava dosyalarındaki savcılık tespitlerine yer verildi.
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na atıf yapılan kararda, siyasi partilerin, parti içi faaliyetleri, yönetimi, denetimi, organlar için yapılacak seçimler ile genel başkanlık, genel merkez organları ve parti grupları tarafından alınan kararlar ve yapılan işlemlerin parti tüzüğüne, parti üyeleri arasındaki eşitlik ilkesine ve demokrasi esaslarına aykırı olamayacağı vurgulandı.
Kararda, “Gerek 4-5 Kasım 2023 tarihlerindeki CHP 38. Olağan Kurultayı gerekse de 8 Ekim 2023 tarihli CHP İstanbul İl Başkanlığı İl Kongresi’nin kanunun zorunlu hükümlerine aykırı olması nedeniyle mutlak butlan (kesin hükümsüzlük) ile malul olduğu anlaşılmıştır.” tespiti yer aldı.


